Bu yazının tüm hakları Barış Yazıcı’ya aittir.
 

-Anne herhalde büyük bir şey buldum

-Oğlum kafayı yiyeceksin çok uğraşma böyle şeylerle

Dün akşam evde annemle yaşadığım diyalog böyleydi.Sabah kimyacı bir arkadaşa

-MuMetal’i biliyor musun kardeşim

-Ya bırak bu işleri dün bir kızla tanıştım taş gibi gel anlatayım.

Arkadaş aradı

-Kardeşim dün bir şey daha buldum galiba

-Para ediyor mu bulduğun şey

Arkadaşlarla sohbet ediyoruz yemekte

-Ya bir de Zülkarneyn olayı var çok enteresan

-Boşver Zülkarneyn’i de Fenerbahçe şike şike şampiyon

Yazdıklarım bu konulara ilgi duyan insanların yaşayacaklarına yönelik bir tespit olup asla bir eleştiri değildir.Her insanın dünyayı algılayışı,mutluluğu arayış yöntemi,zevkleri farklı ve buna saygı duyulmalı bence.

Benim üzüldüğüm nokta 1,5 milyar insanın kutsal kitabı olan Kuran-ı Kerim’i bir avuç insana bırakıp onların çoğunlukla mitolojik anlatımlarla bize sınırlar çizmesi ve sonrasında savaşlarda Tomahawk füzelerini dualarla durdurmaya çalışmamızda.Ayrıca yıllardır bilerek veya bilmeyerek geliştirdiğimiz abartılı saygı durumu yüzünden odada bulunan kutsal kitap yüzünden uyumayan padişah hikayeleri ile duvarlara yüksek yerlere kaldırdığımız kutsal kitabın ne kadar az okunduğu…

Kutsal kitapları okumayanların en büyük nedenlerinden biri de bana göre egoları.Halbuki inanmayan bir insanın bile 1400 yıl öncesinden gelen yazılı bir kaynağı merak etmesi inanmıyorsa bile neye inanmadığını bilmesi gerekiyor bence

Özetle içinde bulunduğumuz sistem instagram’da ne yediğinizi gösterin,facebook’ta “…” keyfi yazılı fotoğraflar,bunu paylaşın dileğiniz kabul olsun yazılarına amin,boş siyasi tartışmalar,şunu giyin bunu çıkarın yönlendirmeleri üzerinden para ve aşk tanrısına tapın demekten vazgeçip okuyun demesi dileği ile konuya giriyorum…

ZÜLKARNEYN KİMDİR?

 Zülkarneyn hakkında birçok yorumu internetten,kitaplardan,dergilerden vb. bulmanız mümkün insanoğlunun gizemli olaylar karşısındaki merakı hepimizin malumu Kuran-ı Kerim’de de en gizemli surelerin başında Kehf Suresi geliyor.Zülkarneyn’in anlatımı da bu surede mevcut

Zülkarneyn’in kim olduğu hakkında şuana kadar birçok yorum yapılmıştır.Peygamber,kral,alim bir kul vb. olduğuna dair yorumlar bulunmakla birlikte tam olarak kim olduğu hakkında kesin bilgi yoktur.

Zülkarneyn ifadesi tefsircilere göre isim değil sıfat “karn”ın anlamına göre anlam kazanan bir sıfat olarak tanımlanmakta.”Karn” boynuz, asır, bir zamanda beraber yaşamış olan topluluk mânâlarına geldiği gibi insanın tepesine ve özellikle başının yanlarına, yani şakaklarına ki hayvanda boynuzunun yeridir ve erkeklerin perçemine, kadınların zülüflerine, güneşin çemberinin kenarına ve bir toplumun başında olan efendisine… denilir.Tevrat’ta ise karn Arapça ile aynı anlamda boynuz olarak kullanılmaktadır. Ayrıca boynuz ile alakalı anlatımlarda boynuzun şekilsel anlatımından ziyade onun bir güç simgesi olarak ifade edildiği görülmektedir.Kısaca Zülkarneyn “Çift Boynuz Sahibi” demek

zulkarneyn

Zülkarneyn Kıssası

Zülkarneyn kendisine verilen güç ve iktidarla yolculuğa çıkmış güneşin doğduğu ve battığı yerlere gitmiş buralarda halklarla karşılaşmış en sonunda vardığı yerde Ye’cüc ve Me’cüc yüzünden başları dertte olan bir halkla onlar arasına sed yaparak yardım etmiş bir varlık.

Konuyu çekici kılansa Zülkarneyn kıssası içerisinde birçok değişkeni bulunduran bir denklem gibi hangi değişkenden yola çıkarsanız denklemin sizi farklı sonuçlara götürüyor olması.Zülkarneyn hakkında birçok yorumcu farklı referanslarla mesela Balçıklı su gözesinden karadelikleri,sedden çin seddini,iktidar sahibi olmasından büyük iskenderi,güneşle arasında siper olmayan kavimden uzay yolculuklarını sonuç olarak çıkarmışlar.

Bu yazıda şuana kadar ortaya atılmamış bir teori ile karşılaşacaksınız.

ZÜLKARNEYN TEORİSİ

Zülkarneyn kıssası ile tanıştıktan sonra bende tüm yorumcuların yollarını izleyerek Çin’e Yemen’e hatta uzaya çıktım ama sonuçta hep çelişkilerle karşılaştım.(Ya çok mitolojik yada çok fantastik sonuçlara ulaşıyor insan.)Bana göre işin içinde inanç olan bir teori kuruluyorsa teori hem bilimsel bir zemine oturmalı hemde “Bu öncekilerin masalları” ifadesini kurabilecek kadar kapının aralık bırakılmasına izin vermeli.

Teorime ilk önce dünyanın manyetik alanı ile başladım Ye’cüc,Me’cüc manyetik alan kutupları olabilirdi.Google earth’e manyetik alanı yükleyip araştırmalarıma devam ettim.Doğu batı ırmaklar göller akla gelebilecek her yere baktım.Kendimce bir şeyler buldum ama hep bir tarafı eksikti.Ta ki google earth’e tektonik fay hattını yükleyene kadar…

TEKTONİK FAY HATTI

Dünya fay hatları ile çevrilmiş durumda ve karalar bloklar halinde hareket etmekte bu hareketleri sonucunda depremler,volkanik patlamalar,tsunamiler,yangınlar vb. felaketler oluşmakta.Bu felaketleri insanoğlu çeşitli mitolojik olaylarla,tanrısal güçlerle açıklamaya çalışmış ve bu konuda birçok efsane üretilmiş mesela

Yunan Mitolojisinde Poseidon Tanrısı

Japon Mitolojisinde Namazu(Dev Kedi Balığı)

Türk Mitolojisinde Öküz’ün boynuzu

Bu felaketlerle ilişkilendirilmiş(tıklayınız.)

Manyetik alan,tektonik fay hatları deprem,tsunami derken birden zihnimde Zülkarneyn hakkında tüm parçalar birleşti ve Zülkarneyn’in kim olduğunu açıklıyorum

Aktif görevine devam eden,fotoğrafları olan,iki boynuza sahip çok büyük güç sahibi ve bu gücü kullanarak cezalandıran ve cezalandırmaya devam edecek olan “…”dır.Onu günümüzde araştıranlar din adamları değil mühendisler, her hareketini izliyorlar ömürlerini veriyorlar onun için…Dünyayı dolaşan bu büyük enerji yani Zülkarneyn aslında yeryüzünü doğu batı tüm yönleri ile yer altından kuşatan

 

“Dünya Tektonik Fay Hattı”

tektonik fay hattı

zülkarneyn fay hattı

Şaşkınlığınız olur mu canım ne alaka gibi cümleleri kurduysanız bu varsayım ile ayetlere geçiyorum (Kuran Kehf Suresi 83-89)

  • 83 – Bir de sana Zülkarneyn’den soruyorlar. De ki: Size ondan bir hatıra okuyacağım.

Rivayete göre İsrailli bir heyet peygambere Zülkarneyn’i soruyorlar ve peygambere ayetler inmeye başlıyor

  • 84 – Gerçekten biz onu yeryüzünde iktidar sahibi yaptık ve ona ulaşmak istediği her şeyi elde etmesinin bir yolunu verdik.

Dünya fay hatlarının depremlere,yangınlara,volkanik aktivitelere, tsunamilere neden olabilecek iktidara ve her şeyi elde edebilecek güce sahip olduğunu hepimiz biliyoruz.

  • 85 – Derken o da bu yollardan birini tutup gitti.

Zülkarneyn yani tektonik fay hattı ayetlerde 3 defa yola koyuluyor ama ilk yola çıkışında yollardan birini tutma ifadesi birden fazla yolun içinden bir seçim yaptığını düşündürüyor.

  • 86 – Nihayet güneşin battığı yere vardığı zaman, güneşi, (sanki) kara bir balçıkta batıyor buldu. Bir de bunun yanında bir kavim buldu. Biz ona dedik ki: “Ey Zülkarneyn! Onları ya cezalandırırsın veya onların hakkında iyi davranırsın.”

“Güneşin battığı yer “çok geniş kapsamlı bir tanımdır.Dünyanın yuvarlaklığı da göz önüne alınırsa bu noktayı bulmak gerçekten zor.Güneşin doğduğu anda yola çıkan güneşin battığı noktaya 12 saat içerisinde varır ki bu sürede alacağı yol çok büyük bir mesafe olamaz.Burada mantıklı olan kuzey kutbu ile güney kutbundaki güneşin hareketidir yani Kuzey kutbunda doğan güneş güney kutbunda batar ve bu olay 6 ay sürer

Dünya tektonik fay hattı kuzey kutbundan yola çıkmış 85.ayette yollardan birini seçti ifadesi ile google earth görüntülerine bakınca bu noktanın “Sibirya” olduğunu görürsünüz.(Yani Zülkarneyn Sibiryalı:)

zülkarneyn boynuzu

İşte yola çıkış noktası iki boynuz yaptığı noktadan ilk önce sol tarafı seçiyor(mavi çizgiler) bunu yazı ilerledikçe daha iyi anlayacaksınız.Ayrıca kırmızı,mavi,beyaz,sarı çizgiler fay hattının hareketleri ile ilgilidir.(Geniş bilgi için tıklayınız.)

Sibirya’dan yola çıkan fay hattı güney kutbuna geliyor ve güneşi kara balçıklı bir gözede batar buluyor.Bu nokta haritada birden fazla sonuca ulaştırabilir. Şimdilik sadece fay hattının ulaştığı yerin fotoğrafını paylaşıyorum

şili zülkarneyn

Zülkarneyn(Fay Hattı) burada bir kavime rastlıyor güney kutbunda insan yaşamının olduğu en yakın yer depremleri ile ünlü “ŞİLİ”

  • 87 – O da demişti ki: “Kim haksızlık ederse muhakkak ona azab edeceğiz; Sonra Rabbine geri döndürülecek, O da onu görülmemiş bir azabla cezalandırır.”
  • 88 – “Amma her kim de iman edip iyi bir iş yaparsa, buna da en güzel mükâfat vardır. Biz ona dünyada kolaylık gösterir zor işlere koşmayız.”

87 ile 88. Ayetler Zülkarneyn’in bir insan olmadığına bence en iyi kanıttır.Hem ayetlerde zülkarneyn’e peygamberlere bile tanınmamış bir yetki veriliyor hemde o dönemden ziyade gelecekte de devam edecek bir süreçten bahsediliyor.Zülkarneyn’i fay hattı olarak düşündüğünüzde bu iki ayet çok iyi açıklanmış oluyor.

  • 89 – Sonra Zülkarneyn yine bir yol tuttu.

Fay hattı ikinci defa harekete geçiyor bakalım nereye?

  • 90-Nihayet güneşin doğduğu yere vardığında, güneşin kendilerini ondan koruyacak bir siper yapmadığımız bir kavim üzerine doğmakta olduğunu gördü.

Güneşten korunacak bir siperin olmadığı yer ifadesi ben dahil birçok yorumcuyu atmosferin olmadığı uzaya yönlendirmiş ama dünyanın antisiklon ve siklon yani basınç alanları üzerinde ozon tabakası büyük incelmeler yaşamakta nerdeyse yok denilebilecek düzeye gelmektedir.Bu alanların biri Sibirya antisiklon alanı bu alanda ilkbahar aylarında neredeyse ozon tabakası yok denilebilecek düzeye iniyor.

Fay hattımız güney kutbundan yola çıkıp Sibirya antisiklon alanına geldiğinde bu alanda ozon tabakası olmadığı için Güneşin UV ışınlarının engellenmediği alanda bir halkla karşılaşıyor.Hatta günümüzde bu bölgelerde yaşayanlarda cilt kanseri oranı giderek artmakta.İşte fotoğrafı

ozon tabakası

Bu noktada şu çıkarım da yapılabilir

Fay hattı mayıs ayında Sibirya’dan yola çıktı.Kasım’da güney kutbuna ulaştı ve nisan ayında kuzey kutbuna döndü.(Bu bilimsel bir araştırma konusu olabilir.)

  • 91 – İşte Zülkarneyn’in kudret ve saltanatı böyleydi. Ve biz onun yanında olan her şeyi bilgimizle kuşatmıştık.
  • 92 – Sonra yine bir yol tuttu.

Fay hattı üçüncü defa yola çıkıyor.Fay hattı ölçüldüğünde her seferinde yaklaşık 22.000-23.000 km yaptı.Bende üçüncü yolculuğunda fay hattını 22.000-23.000 km takip ederek nereye varacağını buldum.

  • 93 – Nihayet iki sed arasına ulaştığında onların önünde, hemen hiç söz anlamayan bir kavim bulmuştu.

“İki sed arası” ifadesi Elmalılı tefsirinde şu şekilde açıklanmış

“Buna göre iki sed, yapma iki engel olabileceği gibi iki deniz, iki yer kıtası, iki dağ”

Evet teori ile uyumlu şekilde fay hattının geldiği nokta hem iki dağ,hem de iki denizin arasında buyurun bu da fotoğrafı

medyen

medyen kavmi

MEDYEN HALKI

Bu bölgede yaşayan kavim ise Tevrat’ta Midian Kuran’da Medyen kavmi olarak bilinen kavim.”Hemen hiç söz anlamayan kavim”ifadesi ise Şuayb peygamber kıssası ile ilgili Şuayb peygamber yoldan çıkmış medyen kavmine  gönderiliyor.Ama onu dinlemiyorlar ve Hud Suresinin 91.ayetinde Şuayb peygambere

“Ey Şuayb, senin söylediklerinin çoğunu biz anlamıyoruz. Muhakkak biz seni, aramızda zayıf olarak görüyoruz. Şayet senin aşiretin olmasaydı, elbette seni taşlardık. Sen bize karşı da bir üstünlük sahibi değilsin.”

Diyorlar sonları ise ilk önce bir deprem oluyor sonra ise bir ses onları yakalıyor kendi yurtlarında diz çöküp sabahlıyorlar.(Yani ilk önce deprem sonra yanardağ patlaması)

Medyen halkı volkanik bir dağ olan “jebel al lawz” dağının eteklerinde Al Bad antik kentinde yaşayan bir halktı.

*Jebel al laws dağının son yıllarda birçok bilimsel araştırma ile Tur-u Sina dağı olduğu anlaşıldı.

cebel al lawz

JEBEL AL LAWS DAĞI

Jebel al laws dağı Al Makla(yanık siyah tepe) ve Ar Raha adlı ikiz zirveden oluşur.Birinci zirve beyaz ikinci zirve ise siyah renktedir.Jebel al laws “Badem Dağı” anlamına gelirken Al Makla “Ocak”anlamındadır.

Araştırmacıların Al Makla dağı ile ilgili görüşü;

Birisi Cebel el Lawz’ın üzerinde dursa ve tüm yönlere baksa, gözünün görebildiği uzaklığa kadar kahverengi ve gri granit dağlardan başka renkte dağlar göremez. Bu devasa granit örtüsü, nasılsa aniden Makla’nın koyu renkli zirvesi ile kesintiye uğrar. Makla’nın zirvesindeki kayalar iki farklı tiptedir. Birinci tip kaya; çok sert, yoğun ve görünüş olarak çok koyu mavi-gri –siyah kayalar. Bu kaya cinsi, Makla’nın tüm üst bölgesine eşit olarak dağılmıştır. Diğer tip kaya ise, siyahlanmış görünen noktaya doğru koyulaşan granittir. Bölgedeki diğer dağların hepsinde görülen kayaların cinsiyle tamamen aynıdır. Bu kaya etraftaki dağların hepsinde kızıl-pembe –kahve renginde görülür.
Makla’nın tepesindeki siyahlanmış kayayı kırmak oldukça zordur. Oysa, bir graniti diğer bir taşa vurarak kolayca kırabilirsiniz. Koyu renkli granit kırıldığında göreceğiniz şey, etrafı koyu renk bir kabukla kaplı, pembemsi renkli granittir. Ki bu pembemsi renk, granit etraftaki tüm dağlarda görülen granittir. Dağda bulunan bu iki tip siyah kaya için doğal bir açıklama var mıdır? Siyah kabuklara sahip kayaların olması, dağın dış kaynaklı bir ısı kaynağına maruz kaldığının işareti olabilir mi?

Sorusu ile bitmekte bu noktada tekrar ayetlere dönelim

  • 94 – Dediler ki: “Ey Zülkarneyn! Ye’cuc ve Me’cuc bu yerde fesat çıkarıyorlar. Onun için, bizimle onlar arasında bir sed yapman şartıyla sana bir vergi versek olur mu?”

Medyenliler kendilerini rahatsız eden Ye’cuc ve Me’cuc ‘den bahsediyorlar.Tarihi kaynaklar Medyen Halkının etrafındaki tüm halklara üstünlük sağladığını İsraillileri canlarından bezdirdiklerini anlatıyor.Bu bilginin ışığında Ye’cüc ve Me’cüc’ün çeşitli halk topluluklarını belirtmesi düşünülmez öyle ise nedir?

YE’CÜC ME’CÜC

Dilbilginleri Yecuc ve Mecuc kelimelerinin Arapça olup olmadığı konusunda ihtilaf etmişlerdir. Kimileri bu isimlerin türemiş, yani Arapça isimler olduğunu söylemiştir.İbn Manzur Lisanu’1-Arab sözlüğünde bu görüşte olanların söylediklerini aktararak şöyle der:

“Arap dilinde bunlara benzer türemişler vardır.Ateşin alevlenmesi anlamında “Ecceti’n-Naru”, çok tuzlu ve acı su anlamında “Maun Ucac” gibi. Yecuc ve Mecuc da Yeful vezninde   ateşin   alevlenmesi   anlamındaki   kelimeden türemiş gibidir.İkisinin Fâûle vezninde olması da caizdir.

İki  isim türemiş olsaydı,  yapıları bu olurdu.Arapça olmayan kelimeler ise Arapçadan türetilmezler.”

,Rağıb Isfahani de Ecce kökünde şöyle der:”Milhun Ucac, çok tuzlu ve sıcak tuz demektir.Ateşin alevlenmesi,ateş alevlendi, gün ısındı, kelimeleri de bu sıcaklığı belirtir. Yecuc ve Mecuc da bu köktendir. Çok hareketli olduklarından alevli ateşe ve dalgalı suya benzetilmişlerdir.”

Yani dilbilimcilerin görüşleri ve zülkarneyn teorisi birleştiğinde Ye’cüc Me’cüc’ün anlamı

VOLKANİK AKTİVİTE İLE OLUŞAN

                                                                             “LAVLAR”

 

Şuayb Peygamberin bölgeden ayrılması ile volkanik aktivite başlamış lav akıntıları ile tüm kent yok olmuş insanlar dizlerinin üzerine çökerek sabahlamışlardır.Büyük ihtimalle yardım bekledikleri tanrısallaştırdıkları yer sarsıntısıdır.Tabi Kuran bunu Zülkarneyn’den yardım beklediler diye anlatıyor…

medyen helakı

  • 95-(Zülkarneyn): “Bu konuda Rabbimin beni kuvvetlendirdiği (desteklediği) şeyler daha hayırlıdır. Şimdi (siz) bana kuvvet ile yardım edin. Onlarla sizin aranıza çok sağlam bir engel yapayım.” dedi.

Bu ayete gelindiğinde insanların ilk aklına gelen fay hattı konuşur mu? Oluyor.Evet fay hattı hatta tüm maddeler insanlarla konuşabilir.Bir örnekle anlatayım

Şuan masanın üstünde bir yaş pasta var ve benimle biraz önce konuştu

-Çok lezzetliyim ve güzel görünüyorum beni yemelisin

Cevap verdim

-Ama ben rejimdeyim aslında bende seni yemek istiyorum ama kendimi tutmalıyım.

Şimdi kendinizi Medyen halkının bir önderi olarak düşünün dağlardan lavlar püskürüyor yaşadığınız kenti lavlar kaplamış yer sarsıntısı devam ediyor heryerden dumanlar çıkıyor.

Söyleceğiniz söz büyük ihtimalle “Bu büyük güç ve kuvvet karşısında yapabileceğim bir şey yok ve bu konuda çok acizim”olur

Ayette fark etmişsinizdir.Zülkarneyn hem benim kuvvetim yeter diyor hemde bana kuvvetinizle yardım edin diyor.Bir Medyen önderi olarak konuşmamıza devam edelim

-Ama benim bir şey yapmam lazım nasıl olurda bu lav akıntısını durdurabilirim

Bir sonraki ayette lav akıntısının bir sedle durdurulduğunu göreceksiniz bu bilgi ışığında konuşmamıza devam edelim

Şu iki dağın arasına bir sed yaparsak lavın geldiği noktayı engelleriz hadi kalkın gücünüzle bana yardım edin halkım…

  • 96 – “Bana, demir kütleleri getirin.” Nihayet dağın(seddin) iki ucunu denkleştirdiği vakit: “Ateş yakıp körükleyin” dedi. Demiri bir ateş koru haline getirince. “Bana erimiş “KATR” getirin üzerine dökeyim” dedi.

zülkarneyn medyen halkı

Medyen halkı demir ve bakır madenlerini çok iyi kullanan bir medeniyetti.Demire nasıl şekil verileceğini biliyorlardı.Jebel el laws’ın Al Makla zirvesinden bir göze gibi akan lavı durdurmak için topladıkları tüm demir eşyaları ve diğer madeni eşyaları lav gözesine götürmüşler ve orada ateş yakıp körükleyerek getirdikleri madenleri eritip gözenin iki ucunu denkleştirip bir set yapmışlar.Daha sonrasında ise seddin etrafı gelen lavlarla kaplanmış olabilir(KATR:Katran)

*Katr kelimesini birçok yorumcu bakır olarak çevirmiş Kuran’da iki yerde geçen kelimenin katran(Mağma) olduğunu Sebe Suresi 12.Ayetinden anlıyoruz

Süleyman’ın emrine de rüzgarı verdik. Sabah gidişi bir aylık akşam dönüşü bir aylık yol idi. “el kıtri” kaynağını da ona sel gibi akıttık.

Buradaki ifade aslında Süleyman Peygambere yanardağlardan sel gibi mağma akıtma imkanı verildiğini anlatmakta

ZÜLKARNEYN SEDDİ

Yukarıdaki bilgiler ışığında zülkarneyn seddinin olduğu yerin fotoğraflarını paylaşıyorum

zülkarneyn seddi

KIYAMET GÜNÜ

  • 97 – Artık Ye’cuc ve Me’cuc bu seti ne aşabildiler ne de delebildiler.
  • 98 – Zülkarneyn dedi ki: “Bu Rabbimin bir lütfudur. Rabbimin vaadi geldiği vakit de onu dümdüz yapacaktır. Rabbimin vaadi de haktır.
  • 99 – Biz o gün (kıyamet günü) onları bırakıvermişizdir. Dalgalar halinde birbirlerine girerler, Sûr’a da üfürülmüştür onların hepsini bir araya toplamışızdır.

Ayetler kıyamet gününde bu seddin yıkılacağı ve her yerden mağmanın dalgalar halinde birbirine karışacağını ifade ediyor.Ayrıca Enbiya Suresi 96-97’de

  • 96-97-Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün sedleri açılıp her tepeden dünyaya akın etmeye başladıkları, doğru vaadin vaktinin yaklaştığı sıra, işte o zaman, kâfirlerin gözleri birden donakalır. “Eyvah, bizlere! Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik!” diyecekler.”

Her tepede volkanik attivite başlayıp mağma akıntıları dalgalar halinde birbirine karışacak…

Sonuç

Zülkarneyn Teorisi’ni tüm bilim insanlarına hediye ediyorum.

* Teoriye iki kritik görüşü ile katkıda bulunan Hakan Dikmen’e teşekkür ederim.

Saygılarımla

S.Barış YAZICI/25.05.2014

*Bu konu ile ilgili yazılarım devam edecek.Facebook’tan veya E-Posta Aboneliği kısmından yazılarımı takip edebilirsiniz

Zülkarneyn(Tektonik Fay Hattı) ve Kaf Dağı(Görmek için Tıklayınız.)

Zülkarneyn(Tektonik Fay Hattı) ve Hadisler(Görmek için tıklayınız.)

Tevrat’taki Zülkarneyn(Tektonik Fay Hattı) Gideon(Görmek için tıklayınız.)

S Barış YazıcıYeni Fikirlerye'cüc me'cüc,zülkarneyn,zülkarneyn kimdir,zülkarneyn'in fotoğrafı
Bu yazının tüm hakları Barış Yazıcı’ya aittir. -Anne herhalde büyük bir şey buldum -Oğlum kafayı yiyeceksin çok uğraşma böyle şeylerle Dün akşam evde annemle yaşadığım diyalog böyleydi.Sabah kimyacı bir arkadaşa -MuMetal’i biliyor musun kardeşim -Ya bırak bu işleri dün bir kızla tanıştım taş gibi gel anlatayım. Arkadaş aradı -Kardeşim dün bir şey daha buldum galiba -Para ediyor...