zulkarneynseddi

Kaf Suresi 50. suredir.Kaf rivayetlere göre Dünyayı çevreleyen yeşil zümrütten bir dağın adıdır ve sureye başlarken Allah bu dağın adına ve Kur’an üzerine yemin etmektedir. Sure mistik tefsirlerde Kafdağı ile bağlantılanır.

“Allah’u Teala şu Arz’ın arkasından bir bahr-ı muhıyt yaratmıştır, sonra onun arkasından da <Kaf> denilen bir dağ yaratmıştır ki dünya seması onun üzerinde dalgalanır.”

“Allah bir dağ yaratmıştır ki ona <Kaf> denilir. Bu dağ âlemi ıhata etmiştir ve onun kökleri Arz’ın üzerinde bulunduğu Kaya’ya uzanır…”

Yorumlardan ve rivayetlerden anlaşılan aslında Kaf Dağı dünyayı çevreleyen manyetik alandır.Daha önceki yazımızda Zülkarneyn’i tektonik fay hattı olarak tanımlamıştık.Fay Hatları ile dünyanın manyetik alanı arasındaki ilişkiyi bakalım Mevlana Mesnevi’de nasıl anlatmış

Zülkarneyn’in Kafdağına gitmesi ve “Ey Kafdağı, bize Tanrı’nın ululuğundan bahset” demesi, dağın da “Onun ululuğu söze gelmez.. o ululuk karşısında anlayışlar yok olur” diye cevap vermesi, Zülkarneyn’in “Bari hatırında olan ve sence söylemesi kolay bulunan Tanrı sanatlarından bahset” diye yalvarması.

Zülkarneyn, Kaf dağına gitti… o dağın saf zümrütten olduğunu gördü.
Bütün âlemi halka gibi çepeçevre çevirmişti… Zülkarneyn, o dağı görüp şaşırdı.
Dedi ki: Sen dağsan öbür dağlar ne? Onlar senin yanında bir oyuncak âdeta!
Kaf dağı dedi ki: O dağlar, benim damarlarımdır… onlar, güzellikte, alımda bana eş olmazlar.

3715. Benim her şehirde gizli bir damarım vardır… âlemin çevresi damarlarıma bağlıdır.
Tanrı, bir şehirde yer deprentisi yapmak isterse bana söyler, ben oraya varan damarı oynatırım.
O şehre ulaşan damarı kahırla oynattım mı orada yer deprenir.
Tanrı yeter deyince damarım yatışır… durur görünürüm ama daima işteyim ben!
Merhem gibi dururum ama hayli iş görürüm… akıl gibi hani; o da durur ama söz, ondan doğar, harekete gelir.

3720. Fakat bunu aklı kavramayana göre yer deprentisi yerdeki buharlardan olur.

3730. Zülkarneyn, Kafdağı’nın konuştuğunu, söz incilerini deldiğini görünce,
Dedi ki: Ey sırları bilen ve her şeyden haberi olan, söz söyleyen dağ, bana Tanrı sanatlarından bahset.
Kaf dağı dedi ki: Yürü… Tanrı sanatları söylenebilmekten söze gelmekten çok üstündür.
Yahut kalemin ne haddi vardır ki sayfalara o sanatların nişânesini yazabilsin!
Zülkarneyn, ona ait küçük bir hikâye olsun söyle… Tanrının şaşılacak kudretlerinden bahset ey iyi huylu âlim dedi.

3735. Kaf dağı dedi ki: “İşte sana üç yüz yıllık yol olan şu ova. Padişah, onu kar dağlarıyla doldurmuştur.
Dağ, dağın üstüne sayısız olarak yığılmıştır… daha da her zaman oraya kar yağıp durmada!
Bir kar dağının üstüne başka bir kar dağı yığılıp durmada… karın soğukluğu, ta yerin dibine kadar işlemede!
An be an o uçsuz bucaksız, o büyük ambardan kardan meydana gelen bir dağ üstüne kardan bir dağ daha yığılmada!
Padişahım, böyle bir ova olmasaydı cehennemin harareti beni mahvederdi!”

3740. Gafilleri kar dağları bil! Tanrı, akıllıların perdeleri yanmasın diye onları böyle soğuk yaratmıştır.
Karlar yağdıran bilgisizliğin aksi olmasaydı o Kafdağı, iştiyak ateşiyle yanar erirdi.
Zaten ateş de Tanrı kahrından bir zerredir… aşağılık kişileri korkutmak için âdeta bir kamçıdır.
Fakat bu kadar büyük ve üstün olan kahrı ile beraber yine de bak… lûtfunun soğukluğu ondan ileri!
Keyfiyetsiz ve mânevi bir ileri oluştur bu… geri kalanı da, ileri gideni de ikiliksiz olarak gör.

Mesnevi 4.Cilt

S Barış YazıcıYeni Fikirler
Kaf Suresi 50. suredir.Kaf rivayetlere göre Dünyayı çevreleyen yeşil zümrütten bir dağın adıdır ve sureye başlarken Allah bu dağın adına ve Kur’an üzerine yemin etmektedir. Sure mistik tefsirlerde Kafdağı ile bağlantılanır. 'Allah’u Teala şu Arz’ın arkasından bir bahr-ı muhıyt yaratmıştır, sonra onun arkasından da <Kaf> denilen bir dağ yaratmıştır ki...