jonah

YUNUS PEYGAMBER KISSASI

Yunus peygamber Ninova yani Musul halkına gönderiliyor fakat Yunus Peygambere inanmıyorlar o da bu durumdan rahatsız olup Yafa kentine Tarşiş’e gitmek için geliyor.Yafa kenti o zamanlar ticaretle ünlü Fenikelilerin elinde Fenikeliler deniz ticareti ile birçok ürünü ta İspanya’ya kadar götürüyorlar.Zaten Tarşiş’in de Türklerin iddia ettikleri gibi Tarsus değil İspanya’da bir yer olması daha akla yatkın.

Fenike gemileri güçlü akıntılara dayanabilecek güçte olmadığı için veya kıyıya yakın kentlerde de ticaret yaptıkları için kıyı şeridini takip ederek yol alıyorlar.Yunus Peygamber Yafa’dan gemiye biniyor.Akdenizde yol alırken birden bir fırtınanın ortasında kalıyorlar  gemi sahipleri bu felaketin nedeninin bir insan olması ihtimalini düşünerek aralarında kura çekiyorlar.Yunus Peygamberin kurada çıkması üzerine de Yunus Peygamberi denize atıyorlar denizde balık Yunus Peygamberi yutuyor.Yunus Peygamber karanlıklar içinde Allahtan af diliyor ve ıssız bir sahile halsiz bir biçimde atılıyor Üzerine de geniş yapraklı bir ağaç bitiriliyor.

SONUÇ

Bir insanın parçalanmadan ne kadar büyük olursa olsun balığın karnına inmesi ve burada mide öz sularından etkilenmeden yaşayıp karaya çıkması bilimsel olarak mümkün değil.Sonuç olarak;

“Balığın Yunus Peygamberi yutması ve Yunus Peygamberin bir süre balığın karnında yaşaması Allah’ın göstermiş olduğu bir mucizedir bunu sorgulamak gereksizdir.” cümlesini kurup inanabilirsiniz.

Ama balığın sembolize ettiği başka bir anlam varsa ve bu anlam birçok soru işaretini ortadan kaldırıyorsa akletmeden inanmanın vebali kimin olacak?

YUNUS PEYGAMBER VE BALIK TEORİSİ

Teoriye geçmeden önce kutsal kaynaklarda olayın anlatımına bakalım

İncil;

  • 1-2 RAB bir gün Amittay oğlu Yunus’a, “Kalk, Ninova’ya, o büyük kente git ve halkı uyar” diye seslendi, “Çünkü kötülükleri önüme kadar yükseldi.”
  • 3 Ne var ki, Yunus RAB’bin huzurundan Tarşiş’e kaçmaya kalkıştı. Yafa’ya inip Tarşiş’e giden bir gemi buldu. Ücretini ödeyip gemiye bindi, RAB’den uzaklaşmak için Tarşiş’e doğru yola çıktı.
  • 4 Yolda RAB şiddetli bir rüzgar gönderdi denize. Öyle bir fırtına koptu ki, gemi neredeyse parçalanacaktı.
  • 5 Gemiciler korkuya kapıldı, her biri kendi ilahına yalvarmaya başladı. Gemiyi hafifletmek için yükleri denize attılar. Yunus ise teknenin ambarına inmiş, yatıp derin bir uykuya dalmıştı.
  • 6 Gemi kaptanı Yunus’un yanına gidip, “Hey! Nasıl uyursun sen?” dedi, “Kalk, tanrına yalvar, belki halimizi görür de yok olmayız.”
  • 7 Sonra denizciler birbirlerine, “Gelin, kur’a çekelim” dediler, “Bakalım, bu bela kimin yüzünden başımıza geldi.” Kur’a çektiler, kur’a Yunus’a düştü.
  • 8 Bunun üzerine Yunus’a, “Söyle bize!” dediler, “Bu bela kimin yüzünden başımıza geldi? Ne iş yapıyorsun sen, nereden geliyorsun, nerelisin, hangi halka mensupsun?”
  • 9 Yunus, “İbrani’yim” diye karşılık verdi, “Denizi ve karayı yaratan göklerin Tanrısı RAB’be taparım.”
  • 10 Denizciler bu yanıt karşısında dehşete düştüler. “Neden yaptın bunu?” diye sordular. Yunus’un RAB’den uzaklaşmak için kaçtığını biliyorlardı. Daha önce onlara anlatmıştı.
  • 11 Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunus’a, “Denizin dinmesi için sana ne yapalım?” diye sordular.
  • 12 Yunus, “Beni kaldırıp denize atın” diye yanıt verdi, “O zaman sular durulur. Çünkü biliyorum, bu şiddetli fırtınaya benim yüzümden yakalandınız.”
  • 13 Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.
  • 14 RAB’be seslenerek, “Ya RAB, yalvarıyoruz” dediler, “Bu adamın canı yüzünden yok olmayalım. Suçsuz bir adamın ölümünden bizi sorumlu tutma. Çünkü sen kendi istediğini yaptın, ya RAB.”
  • 15 Sonra Yunus’u kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.
  • 16 Bu olaydan ötürü denizciler RAB’den öyle korktular ki, O’na kurbanlar sundular, adaklar adadılar.
  • 17 Bu arada RAB Yunus’u yutacak büyük bir balık sağladı. Yunus üç gün üç gece bu balığın karnında kaldı.
  • Balığın karnında yaşananlar
  • 1 Yunus balığın karnından Tanrısı RAB’be şöyle dua etti:
  • 2 “Ya RAB, sıkıntı içinde sana yakardım,
  • Yanıt verdin bana.
  • Yardım istedim ölüler diyarının bağrından,
  • Kulak verdin sesime.
  • 3 Beni engine, denizin ta dibine fırlattın.
  • Sular sardı çevremi.
  • Azgın dalgalar geçti üzerimden.
  • 4 ‘Huzurundan kovuldum’ dedim,
  • ‘Yine de bakacağım kutsal tapınağına.’
  • 5 Sular boğacak kadar kuşattı beni,
  • Çevremi enginler sardı,
  • Yosunlar dolaştı başıma.
  • 6 Dağların köklerine kadar battım,
  • Dünya sonsuza dek sürgülendi arkamdan;
  • Ama, ya RAB, Tanrım,
  • Canımı sen kurtardın çukurdan.
  • 7 Soluğum tükenince seni andım, ya RAB,
  • Duam sana, kutsal tapınağına erişti.
  • 8 Değersiz putlara tapanlar,
  • Nankörlük etmiş olurlar.
  • 9 Ama şükranla kurban sunacağım sana,
  • Adağımı yerine getireceğim.
  • Kurtuluş senden gelir, ya RAB!”
  • 10 RAB balığa buyruk verdi ve balık Yunus’u karaya kustu.

Teorim Yunus Peygamberi yutanın gerçek anlamı ile balık değil denizde çökme veya depremler sonucu oluşan büyük bir girdap olması

İncil’de balığın karnında yaşanılanlar teoriyi destekler nitelikte.Olayın gerçekleşmesi Yunus Peygamberin denize atıldıktan sonra girdaba yakalanması ile başlıyor.girdap hızlıca aşağılara yani ölüler diyarı olarak ifade edilen yere doğru çekiyor.(Zaten Yunus Peygamberi yutan gerçek anlamında bir balık olsa balığın karnının ölüler diyarının bağrı olmasını beklemek yanıltıcı olur.)Dağların köklerine doğru batıyor(Dağların köklerine doğru batma ifadesi olayın kıyıya yakın bir yerde gerçekleştiğini ispatlar nitelikte.)Nefessiz kalıp oluşan tünellerden geçerek o çukurdan kurtuluyor.

obruk

Kuran’daki Anlatım (Saffat suresi 139-146)

  • Şüphesiz Yunus da gönderilen peygamberlerdendir.
  • O Yunus dolu bir gemiyle kaçmıştı

Fenikelilerin ihracat ürünlerinin olduğu bir gemiyle hareket ediyor

  • Derken kura çekmişlerdi de kaybetmişti.
  • Yunus kendini kınarken onu bir balık yuttu.
  • Eğer o gerçekten teşbih edenlerden olmasaydı.
  • Diriliş gününe kadar orda kalacaktı.

Diriliş gününe kadar orda kalacaktı ifadesi dayanağı olmayan bir öngörü olmayacağı Kuran’ı okuyanlar için açıktır.Diriliş gününe kadar yaşayacak gerçek anlamda bir balığın olmaması yine teoriyi destekler nitelikte Bu ayetteki kasıt denizden kıyıya doğru oluşan girdabın ve kayalıklarda oluşan tünellerin içerisinde Yunus Peygamberin cesedinin diriliş gününe kadar kalabileceği bilgisidir.

  • Derken biz onu hasta bir halde sahile attık.
  • Onun üzerine geniş yapraklı bir ağaç bitirdik

Kuranda “ağaç” kelimesi şecere olarak geçmekte olup.Şecere’nin soy ağacı,şema,diyagram anlamlarıda mevcuttur .Şecere’yi ilk anlamı olan ağaç olarak değil de soy ağacı veya şema olarak tanımladığımızda Kuranda;

Zakkum Ağacı’nın Silisyum

Yeşil Ağacın Magnezyum

Adem ile Havva’nın yasaklandığı ağacın soy ağacı yani üreme

olduğu konusundaki teorilerimi daha önceki yazılarımda paylaşmıştım. Ağaç elementin kendisini meyveleri ise bileşikleri temsil ediyordu. Ayetteki geniş yapraklı ağaç tanımlamasına bu varsayımla bakıldığında bileşik yapmayan dünyada fazlaca miktarda bulunan bir element olması ihtimali hasıl olmakta

Peki Yunus peygamberi hasta ve halsiz bir şekilde sahile atılması üzerinede bir elementin bitirilmesi ne anlama geliyor?

Cevap aslında girdabın denizin dibine kadar bir insanı çekip sonra sahile atmasında gizli Böyle bir durumda yüksek basınç altından hızlı bir şekilde düşük basınca geçişte dokularda gaz kabarcıkları meydana gelip vurguna neden olur.Atmosferde en fazla bulunan( %78  oranında) Azot elementi vurgun veya dekompresyon hastalığının başlıca nedenidir. Azot elementinin diğer bir özelliği de bileşik yapmamasıdır ki ayette işaret edilen geniş yapraklı ağaç kuvvetle muhtemel AZOTTUR

saffat suresi 146

Bundan sonraki yazımda cevap arayacağım sorular

Yunus Peygamber’i balık(Girdap) nerede yuttu?

Yunus Peygamber hangi şehre gönderildi?

Yunus Peygamber ile helak olan kavim arasındaki bağlantı ne?

 

 

 

S Barış YazıcıYeni Fikirler
YUNUS PEYGAMBER KISSASI Yunus peygamber Ninova yani Musul halkına gönderiliyor fakat Yunus Peygambere inanmıyorlar o da bu durumdan rahatsız olup Yafa kentine Tarşiş'e gitmek için geliyor.Yafa kenti o zamanlar ticaretle ünlü Fenikelilerin elinde Fenikeliler deniz ticareti ile birçok ürünü ta İspanya'ya kadar götürüyorlar.Zaten Tarşiş'in de Türklerin iddia ettikleri gibi Tarsus...