uzaylı

Uzaylılar var mı? Sorusunun bana göre en kalıpsal cevabı

“Koskoca evrende yalnız olmadığımıza inanıyorum.”dur.Bu konu ile ilgilenenlere de genelde boş işlerin peşinde yada uçmuş gibi yakıştırmalar yapılır.Ha oldu ki yazıya çizime döktü işi o zamanda hayalgücü çok gelişmiş olur.Anlatırsa bir seviyeye kadar dinlenir sonrada zaten kuranda peygamber için bilmem kaç aleme gönderildi diyor diyerek anlatanın iştahı tıkandırılır…

Yukarıda örneklediğim durumlara hiç düşmedim çünkü uzaylılar konusunda hem deliller var hemde o delilleri çürütmek için birçok sebep onun için bence birçok insan tekbir cümleye sığınıyor “koskoca evrende yalnız olmadığımıza inanıyorum.”

Kutsal kitaplarda henüz din adamlarının sahipliği ve onların anlatılarına olan inanç henüz sorgulanmadığı için uzaylılar konusunda çıkarımlar yapılmıyor yapılıyorsa da inandırıcı olmuyor.

Bütün bu kısıtlamalar altında bir varsayım paylaşmak istiyorum.

İbrahim Peygamber ve Kavmi

 

Tevrat ve Kuran’da İbrahim peygambere ziyaretçiler gelir

Tevrat

  • “İbrahim günün sıcak saatlerinde Mamre meşeliğindeki çadırının önünde otururken, RAB kendisine göründü. İbrahim karşısında üç adamın durduğunu gördü. Onları görür görmez karşılamaya koştu. Yere kapanarak birine, “Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma” dedi, “Biraz su getirteyim, ayaklarınızı yıkayın. Şu ağacın altında dinlenin. Madem kulunuza konuk geldiniz, bırakın size yiyecek bir şeyler getireyim. Biraz dinlendikten sonra yolunuza devam edersiniz.” Adamlar, “Peki, dediğin gibi olsun” dediler. İbrahim hemen çadıra, Sara’nın yanına gitti. Ona, “Hemen üç sea ince un al, yoğurup pide yap” dedi. Ardından sığırlara koştu. Körpe ve besili bir buzağı seçip uşağına verdi. Uşak buzağıyı hemen hazırladı.İbrahim hazırlanan buzağıyı yoğurt ve sütle birlikte götürüp konuklarının önüne koydu. Onlar yerken, o da yanlarında, ağacın altında bekledi. ” (Yaratılış 18)

Kuran

  • Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver.
  • Hani misafirler İbrahim’in yanına girmiş ve “Selâm” demişlerdi. O da, “Gerçekten biz sizden korkuyoruz” demişti.
  • Onlar, “Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz” dediler.
  • İbrahim, “Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?” dedi.
  • “Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma” dediler.
  • Dedi ki: “Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?”
  • İbrahim, “Ey Elçiler! Göreviniz nedir?” dedi.
  • Şöyle dediler: “Şüphesiz biz suçlu bir millete gönderildik.
  • Ancak Lût ve soyu müstesna; onların hepsini de mutlaka kurtaracağız.(Hicr 51-59)

Tevrat ve Kuran’da İbrahim peygambere uğrayan ziyaretçiler yaşı ilerlediği halde çocuk müjdesi veriyorlar iki kitap arasında ki en büyük fark ise ziyaretçilerin yemek yiyip yememesi Kuran’a göre ziyaretçiler yemek yemiyorlar.Ziyaretçiler İbrahim Peygamberden ayrıldıktan sonra Lut Peygambere gidiyorlar

Kuran

  • Sonra elçiler, Lût’un ailesine gelince, Lût; “Doğrusu siz alışılmadık, kimliği belli olmayan bir toplumsunuz” dedi.
  • Elçiler dediler ki: “Tam tersine biz sana onların kuşku duyup durduğu şeyi getirdik. Ve sana gerçeği getirdik ve biz elbette doğru olanlarız. Hemen gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar, sen de arkalarından izle. Ve sizden hiç kimse oyalanmasın/ geride bırakılanları düşünmesin, emrolunduğunuz yere doğru geçin gidin.”
  • Ve Biz, Lût’a emri gerçekleştirdik: “Şüphesiz sabaha çıkarken şunların arkaları kesilmiş olacaktır.”
  • Ve şehir halkı, sevinerek geldiler.
  • Lût, “Şüphesiz bunlar benim misafirlerimdir, o nedenle beni rüsva etmeyin ve Allah’ın koruması altına girin ve beni aşağılamayın!” dedi.
  • Onlar, “Biz seni âlemlerden; çevreyle ilişkilerden alıkoymamış mıydık?” dediler.
  • Lût, “İşte bunlar, benim kızlarım! Eğer yapıcılarsanız…” dedi.
  • Sen ömründe bunlar gibi şehvet çılgınlığı içinde bocalayıp duran rezilleri hiç görmedin.–
  • Güneş doğarken o korkunç çığlık onları yakalayıverdi.
  • Böylece Biz, onların üstünü altı yaptık ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
  • Şüphesiz bunda, izden, imzadan anlayanlar; düşünen keskin anlayışlılar için kesinlikle alâmetler/göstergeler vardır.
  • Ve şüphesiz Lût toplumunun bulunduğu şehir harabesi, kesinlikle bir yol üzerinde durmaktadır.

Misafirler ve Uzaylılar

Şimdi en önemli soru Tevrat ve Kuran’da geçen bu misafirler kim?

  • Yemek yemiyorlar
  • Gelecekten haber veriyorlar
  • Daha önceki Kükürt yazımda bahsettiğim 187 derecelik kükürt taşları fırlatan
  • Tanınmamış kişilerden oluşan
  • Yoldan çıkmış toplumları cezalandıran
  • Lut kavmi tarafından arzulanan

Kuran’da “dayfi” yani misafir olarak geçen bu varlıklar kimler?İsa peygamberi gökyüzüne çıkaranlar,Nuh tufanında gemi yapanlar,fil vakasında bölük bölük gelen, topluluğa pişmiş balçık atanlar İbrahim peygambere çocuk müjdeleyip çocuğunu kurban edecekken gökten koyun indirenler,Lut kavmine atom bombası gibi etkili ceza verenler,Süleyman peygamberin uçan orduları yoksa uzaylılar mı? Ya da gelecekten gelen insanlar mı?

Bu sorunun cevabı birgün verilecektir bu varsayım eğer doğru çıkarsa bu defada insanlık büyük bir sınavla karşı karşıya kalacak çünkü kutsal kitapların uzaylılar tarafından indirildiğine dair düşünceler de ortaya çıkacaktır.

Yeri gelmişken bir kaç soru daha sormak istiyorum yıllardır bize empoze edilen “Selam Dünyalı” cümlesi Kuran’dan esinlenerek mi üretilmiştir.Cem Yılmaz’ın A.R.O.G filminde Aksaray’a inen ufodan çıkan uzaylıları taşa tutan sonrada tecavüz eden Türk köylüsü acaba Lut Kavminin bir üyesi midir? Öyleyse eğer gülerken biraz daha düşünmek lazım…

S Barış YazıcıYeni Fikirler
Uzaylılar var mı? Sorusunun bana göre en kalıpsal cevabı “Koskoca evrende yalnız olmadığımıza inanıyorum.”dur.Bu konu ile ilgilenenlere de genelde boş işlerin peşinde yada uçmuş gibi yakıştırmalar yapılır.Ha oldu ki yazıya çizime döktü işi o zamanda hayalgücü çok gelişmiş olur.Anlatırsa bir seviyeye kadar dinlenir sonrada zaten kuranda peygamber için bilmem kaç...