*Konu ile ilgili terimler

Hayatın amacı mutluluğa ulaşmak ve mutluluğu sürdürebilmektir bu anlamda mutluluk hayatın zıtlıklar üzerine kurulması fikrinden nasibini almıştır. Bir kaç örnek vermek gerekirse

  • -Evlenmek mutluluktur
  • -Hırsızlık yapmak mutluluktur
  • -Uyuşturucu kullanmak mutluluktur
  • -İnsanlara yardım etmek mutluluktur
  • -Atom bombası yapmak mutluluktur
  • -Hediye almak mutluluktur
  • -Alışveriş yapmak mutluluktur
  • -Aldatmak mutluluktur

Thomas Jefferson’ın 1776 yılında kaleme aldığı Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi günümüzde ki mutluluk arayışının temellerini oluşturmuştur. Bildirge şöyle başlar;

“Bütün insanların eşit yaratıldıklarına; yaratıcıları tarafından onlara hayat, özgürlük ve mutluluğu arama hakkı gibi geri alınamaz bazı haklar verildiğine inanıyoruz”

Thomas Jefferson’ın mutluluğun kapsamı konusunda bir açıklama getirmemesi mutluluğun bir siyasi söylem haline getirilmemesi ile sonuçlanmıştır.

Günümüzde ki mutluluk anlayışı bence üç fikir etrafında şekillenmekte

1-     Malthus’un “Nüfus Üzerine Deneme” adlı kitabındaki: “Bütün canlılar bir varolma ya da yok olma savaşı içindedir, savaşların nedeni nüfus artışıdır, çünkü beslenme kaynakları sınırlıdır ve bunlara sahip olmak için insanlar zorunlu olarak savaş yürütmek zorunda kalmaktadırlar ve bu savaşta güçlüler zayıfları ezer geçer

2-     Doğal seleksiyon : Çevre koşullarına en iyi uyum sağlayan canlılar en fazla ürerler ve bunun sonucu daha az uyum sağlayanlar yaşam alanlarından itilirler. Uyum sağlama açısından ne avantajlı ne de dezavantajlı olan değişiklikler bu süreçte etkilenmezler.

3-     “laissez faire laissez passer” (bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler)

 

Batı dünyası bu fikirlerinin referansı olarak doğayı gösterdi. Doğada güçlü olan veya en iyi uyum sağlayan hayatta kalıyor ve devamlılığını sağlıyordu geri kalan ise yok olmak zorundaydı. Bu kıyasıya rekabet ve özgürlük düşüncesi ile bir hayat tasarladılar. Bu hayata göre mutluluk

  • Her insan yalnızdır ve ilk olarak kendini düşünmek zorundadır
  • Rekabet ortamında başarılı olmak zorundadır
  • Herşeyin en iyisine sürekli şekilde ulaşmak zorundadır(Herşeyin en iyisi sistem tarafından belirlenmektedir)
  • Devrin şartlarına göre güçlü olmak zorunda.(Dün beden gücü ise bugün paradır gücün kaynağı.)

Bu hedefler mutluluğa giden yolu göstermektedir. Fakat bu anlayışın dünyaya getirdiği mutluluk tartışılabilir.

Easterlin Paradoksu gibi bilimsel çalışmalar insanların mutluluğunun kişi başına düşen milli gelirle paralellik göstermediğini ortaya koyuyor. Dünya mutluluk endeksine göre dünyanın en mutlu insanlarının yaşadığı gelişmiş ülkeler değil kabileler çıkıyor vb.

Doğayı referans alan mutluluk ile insanı referans alan mutluluk arasında bir ayrımın yapılmasına gerek duyarak mutluluğu sürdürebilir ve sürdürülemez olarak ikiye ayırdım. İki mutluluk kavramında ki en belirgin fark

“Mutluluk” kişisel bir tatminken “sürdürülebilir mutluluk” toplumsal bir tatmindir ve bu tatmin süresinin kısa dönem ve uzun dönem olarak değişmesidir. Bir ağaç dikmekle bir ceket almak arasında ki fark gibi

Mutluluğa Ulaşmak

Mutluluk veya sürdürülebilir mutluluğa ulaşmanın 3 tane ortak yolu vardır. Devamlılık, dönüşüm ve sevgi

Devamlılık

Devamlılık Abraham Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisinde en alt sırada bulunan Fizyolojik gereksinimler bölümüne denk gelir.(nefes, besin, su, cinsellik, uyku, denge, boşaltım.)Bu ihtiyaçlardan bazıları hayatta kalmayı sağlarken cinsellik devamlılığı sağlayan ve insan hayatını her yönü ile etkileyen en baskın güdüdür. Hatta Maslow’un ihtiyaç hiyerarşisinde ki tüm gereksinimleri dolaylı veya direkt olarak etkiler. Buna yakından şahit olmak için eğlence mekanlarına, çay bahçelerine, kafelere vb. yerlere gidip bir köşeden gözlemlemeniz yeterli.

İlk insandan günümüze insanların üreme konusunda ki içgüdüleri neredeyse doğal yaşamda ki ile aynıdır. Kadın seçen, erkek seçilen durumdadır. Kadın içgüdüsel olarak sağlıklı erkeği veya üreme sonucu dünyaya sağlıklı bir çocuk getirebileceğine inandığı erkeği seçme eğilimindedir. Erkek ise diğer erkeklerle rekabet etmenin yanında içgüdüsel olarak doğurgan olan kadını seçme eğilimindedir. Günümüzde güzelliğe harcanan paranın veya para kazanmak için her yola başvuran kıran kırana rekabet eden erkeklerin içgüdüsel olarak yaptıkları üreme içgüdüsünün sonucunda meydana gelmekte.

Aşk ise (tabi ki iki insan arasında ki aşktan bahsediyorum.) Erkek veya kadının doğru DNA’ya sahip eşi bulması durumudur. Bu çekim gücü üreme ile sonuçlanırsa biter ,sonuçlanmazsa ağır bunalımlara sebep olur. Tabi milyarlarca insan arasında iki insanın karşılaşması büyük bir mucizedir.

Devamlılık mutluluk veya sürdürebilir mutluluğa götüren bir yoldur. Devamlılık konusunda içgüdülerinizle hareket eder ve devamlılık konusunda ki ihtiyaçlara sürekli bir şekilde ulaşabilirseniz mutlu olursunuz ama sizin mutluluğunuz çoğu kez başkalarının mutsuzluğu ile sonuçlanır ve bu mutsuzluk size bir şekilde geri döner. İçgüdüler genellikle fayda odaklıdır. Bu yüzden mutluluğa götüren yolun ismini faydasal içgüdü koydum. Faydasal içgüdü bireyin faydasını her durumda maksimize etme amacını taşır ve mutluluğa götüren yolun aracıdır.

Faydasal içgüdü nasıl mutluluğa götürüyorsa vicdansal içgüdü de sürdürülebilir mutluluğa götürür. Vicdan aslında başkalarının(insan, hayvan, doğa vb.) da faydasını en az kendiniz kadar düşünmenin adıdır. Mesela;

  • Çapkınlık mutluluk ise evlilik sürdürülebilir mutluluktur.
  • Tüketim çılgınlığı mutluluk ise tasarruflu olmak sürdürülebilir mutluluktur.
  • Özgürlük mutluluk ise başkaları tarafından onaylanma duygusu sürdürülebilir mutluluktur.

Dönüşüm

Dönüşüm insanların hayatı sorgulayıp kendi yetenekleri sayesinde mutsuzlukları(ölüm,ayrılık,doğal afetler,savaşlar,temel ihtiyaçların karşılayamama vb.)somut şeylere dönüştürmesidir.Dönüştürülen şey bir denklem,şiir,roman,atasözü,silah,müzik,fıkra,espri,söz,aforizma vb. olabilir.İnsanlar taşlara yazı yazdıkları dönemlerde taşa yazı yazmaktan mutlu olsaydılar kağıt kalem olmayacaktı hatta ben şuan bilgisayarda yazı yazamayacaktım,Shopen’i bırakıp zengin adama kaçan kızın mutsuzluğu olmasaydı Shopen’in melankolik eserleri olmayacaktı,Mevlana mesnevi’yi yazamayacak,Atatürk ülkeyi işgalden kurtaramayacak,türküler,şiirler romanlar filmler olmayacaktı.Dönüşüm bir anlamda insanların yaşadıkları mutsuzluklara şükrüdür.Ve bu mutsuzluklar insanlar arasında ki iş bölümünü sağlar veya sağlamalıdır.

  • Okuma yazma bilmeyen bir adamın okul yaptırması hem yaşadıklarına şükrü hemde hayatın kendisine verdiği görevi yerine getirmesidir.
  • Kanseri yenen bir insanın hayatının geri kalanında kanserli insanlar için kendi yetenekleri ile çabalaması dönüşümdür.

Dönüşüm için insanların yeteneklerini keşfetmesi ve bu yetenekleri çerçevesinde eğitim alması gerekmektedir bence

Dönüşümün faydasal içgüdü veya vicdansal içgüdü ile yorumlanması

  • Tarihe damgasını vurmuş sanatçılara bir bakın geneli aykırı hayatlar yaşamış ve bu hayatı dönüştürmüş insanlardır. Alkol, uyuşturucu, cinsel sapkınlıklar, ailesel sorunlar vb.Bu gösteriyor ki aykırı bir hayatın dönüştürülmesi insanı mutluluğun zirvesine çıkarabilir. Burda ki dönüşümde faydasal içgüdü ile mutluluğa ulaşma amacı vardır.
  • Einstein’nın atomun parçalanabileceğini faydasal içgüdü ile yorumlarsanız atom bombası vicdansal içgüdü ile yorumlarsanız nükleer enerjiyi bulabilirsiniz.
  • Marx sermayedarın faydasal içgüdüsünü, vicdansal içgüdü ile yorumlamasaydı hepimiz 10 yaşında fabrikalarda çalışıyor olurduk.
  • Bir kimyagerin yeni bir tip uyuşturucu üretmesi faydasal içgüdü ile mutluluksa ilaç bulması vicdansal içgüdü ile sürdürülebilir mutluluktur.

Hayatta başınıza gelen olaylara dönüşüm gözü ile bakarsanız birçok kavram, düşünce ve fikir anlamsızlaşır mesela

  • Şans diye bir şey yoktur. Başınıza gelen olumsuz bir durum bile sizin dönüşüm yapabilmeniz için bir basamaktır. Kafasına elma düşen bilim adamı bunu şanssızlıkla nitelendirseydi Newton’u tanımayacaktık
  • Günümüzde depresyondan kurtulmak için sürekli yeni ilaçlar yeni teknikler üretiyorlar. Tarih boyunca insanlar depresyondan kurtulmaya çalışsaydılar bugün Van Gogh diye bir ressamı tanımayacak birçok bilimsel, sanatsal ve teknolojik gelişme olmayacaktı.
  • Şükretmek insanların mutsuzluklarından mutluluk çıkarmaya çalışmak değildir. Bacağı olmayan bir insana bakıp benim bacağım var ben ondan iyi durumdayım demek değildir. Bacaksızlık hayatın bacağı olmayana verdiği dönüşüm için gerekli bir sıkıntıdır. Metin Şentürk kör olmasaydı Ferrari ile hız rekoru kırmasının hiçbir anlamı olmazdı.
  • Takıntılar insanların hayatını zorlaştıran psikolojik rahatsızlıklar olarak görülür fakat çoğu takıntı dönüşüm için gereklidir. Öyle olmasa Stanley Kubrick filmleri şaheser olur muydu?
  • Uzun yaşamak için olumsuzluklardan kaçmak ne insana ne hayata hiçbir şey katmaz öyle olsaydı Mozart 35 yıl yaşayıp tarihe ismini yazdıramazdı.
  • Çocuk ve ölüm hayatın dönüşümüdür.
  • Hayatta başarının tek tanımı vardır o da mutluluğa veya sürdürebilir mutluluğa ulaşmaktır.
  • Bilmek mutsuz eder, sorgulamak mutsuz eder, dağda ki çoban daha mutludur önermeleri gerçeği yansıtmaz bilmeden, sorgulamadan, okumadan mutluluğa veya sürdürülebilir mutluluğa ulaşamazsınız.
  • Dünyada her insandan bir tane var bütün dünyadan farklı olmak yeni bir yol açmak için insanın kendini kabul edip dönüşümü, devamlılığı ve sevgiyi ona göre tamamlaması gerekir.
  • Huzur hayattan hiçbir beklentinin kalmadığı sıkıntı ve mutluluğun olmadığı sıfır noktasıdır böyle bir konuma yaklaşılabilir fakat ulaşılamaz.
  • Gelecek bilinemez tahmin yürütülebilir.
  • Kültür bir insan için hayatında ki mutluluk veya sürdürülebilir mutluluk yollarını çeşitlendirmek için vardır onun için bir insan kültürsüz olduğu ileri sürülerek eleştirilemez ama o kişi için üzülünebilir.

 

Onun için insanların hangi sıkıntıları, hangi sorunları, hangi mutlulukları yaşadığının hiçbir önemi yoktur bizden önce birçok insan aynı sıkıntıları çekti ve gitti bugüne kalanlar sadece hayatı dönüştürenler oldu.

Sevmek

Hayat insanlara sürekli seçenekler sunar ve siz vicdansal içgüdü veya faydasal içgüdü ile seçenekler arasında seçim yaparsınız fakat sizin seçiminizin sonuçlarını hayat etkiler

  • Kavga eden iki kişiyi ayırmak için araya girip birini öldürebilirsiniz
  • Kafanıza dayadığınız silahı ateşleyip ölmeyebilirsiniz
  • Yardım için evine gittiğiniz adam böbreğinizi çalabilir.
  • Rüşvet almadığınız için hapishaneye düşebilirsiniz
  • Çok çalışıp işten atılabilirsiniz

Kısacası hayatta seçimler sizin elinizde ama seçimlerin sonucunu hayat belirliyor. Bu varsayım ile sevgiyi açıklayacak olursak sevmek seçimlere ve sonuçlara sürekli olarak dahil ettiğiniz veya dahil etmeye çalıştığınız her şeye duyduğunuz tutkudur.

  • Ailenizi sevebilirsiniz
  • Satranç oynamayı sevebilirsiniz
  • Bir fikri sevebilirsiniz
  • Bir eşyayı sevebilirsiniz
  • Parayı sevebilirsiniz vb vb

Tüm bunları hayatınıza dahil ettiğiniz kadar sevebilirsiniz ve sevgi hayatınızı değiştiren en büyük güçtür bu güç sürekliliği gerektirir.Birşeyi en çok siz severseniz sevdiğiniz şey sizi sonsuzluğa taşıyabilir.

Sevginin vicdansal içgüdü ve faydasal içgüdü ile yorumlanması

  • Arkadaşlık sevginin faydasal içgüdü ile yorumlanması, dostluk ise sevginin vicdansal içgüdü ile yorumlanmasıdır.
  • Sigara kullanmak faydasal içgüdü bırakmak ise vicdansal içgüdüdür.

 

Vicdansal içgüdü ve faydasal içgüdü arasında ki fark dünya var olduğu sürece tartışılacaktır. İnsanlar hayatları boyunca bu ikisi arasında sürekli olarak tercih yapacaklar kendilerine yollar bulacaklardır. Bence ikisi arasında ki en büyük farkı ölüm belirlemekte ve arada ki ince sınırları inanç, devlet, toplum çekmektedir. Bir insanın sürekli olarak vicdansal içgüdü ile veya faydasal içgüdü ile hareket etmesi de beklenemez.

Kısaca hayat ;

kendini tanımak,yeteneklerini keşfetmek,mutsuzlukları dönüştürmek, yerine birilerini bırakmak ve ölmektir.Amacı ise tüm bu uğraşın sizi mutluluğa veya sürdürülebilir mutluluğa ulaştırmasıdır.

S Barış YazıcıHayata dair
*Konu ile ilgili terimler Hayatın amacı mutluluğa ulaşmak ve mutluluğu sürdürebilmektir bu anlamda mutluluk hayatın zıtlıklar üzerine kurulması fikrinden nasibini almıştır. Bir kaç örnek vermek gerekirse -Evlenmek mutluluktur -Hırsızlık yapmak mutluluktur -Uyuşturucu kullanmak mutluluktur -İnsanlara yardım etmek mutluluktur -Atom bombası yapmak mutluluktur -Hediye almak mutluluktur -Alışveriş yapmak mutluluktur -Aldatmak mutluluktur Thomas Jefferson’ın 1776 yılında kaleme aldığı Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi...