Bu yazıyı okuyan bir arkadaşım dün yaşadığı olayı şu şekilde anlattı;

 Üniversiteden sonra hayatım sabah işe gidip akşam geç saatlere kadar çalışmak daha sonrada evde kanepede sızmak olmuştu bu durum o kadar kronik hale geldi ki kimseyle görüşemez hale geldim doğal olarakta etrafımda ki insanlar azalmaya başladı.

 Dün akşam canım evde o kadar sıkıldı ki hava almak için kendimi bir alışveriş merkezine attım. Bir süre sağa sola baktıktan sonra arkadaş isteği oluştu içimde bir banka oturup telefonumu çıkardım.Telefon rehberinde ‘A’ harfinden başladım; bu olmaz, bu da olmaz, bunun işi vardır,bu uzakta diye söylene söylene ‘Z’ harfine geldim. Elde var sıfır.Canım o kadar sıkıldı ki o anda dilimden

Allah’ım ben ne yalnız insanım hiç arkadaşım yok… Cümlesi döküldü.

Daha sonra o sinirle telefonu kapattım. Ve eve gidip film izleme düşüncesi ile otoparka yürümeye başladım.

O anda omzuma biri dokundu;

-Kardeşim ne yapıyorsun burada! Dediğini duydum uzun zamandır görüşmediğim liseden arkadaşımın.

Ve Allah’ım şükürler olsun dedim içimden…

Olaylar benim teorime uygun bir şekilde gelişmişti;

  • İstek oluşmuş
  • İstek için oluşan yolların hepsi kapanmış
  • Baskı altındayken cümleler kalpten gelmiş
  • Daha sonra da umut kaybolmuştu.

Ve istek gerçekleşti.

http://yarinneolacak.net/wp-content/uploads/2010/12/bugün-yarın.bmphttp://yarinneolacak.net/wp-content/uploads/2010/12/bugün-yarın.bmpS Barış YazıcıHayata dairbugün yarın,dün bugün yarın
Bu yazıyı okuyan bir arkadaşım dün yaşadığı olayı şu şekilde anlattı;  Üniversiteden sonra hayatım sabah işe gidip akşam geç saatlere kadar çalışmak daha sonrada evde kanepede sızmak olmuştu bu durum o kadar kronik hale geldi ki kimseyle görüşemez hale geldim doğal olarakta etrafımda ki insanlar azalmaya başladı.  Dün akşam canım evde...