Kramgasse ve Theaterplatz’ın köşesinde, altı mavi masası, şefin

penceresinde bir dizi mavi petunyaları olan küçük bir açık hava

kafesi vardır. Bu kafeden bütün Bern’i seyreder, sesini

dinleyebilirsiniz. Kochargasse ilkokulunun sabah teneffüsüne

çıkmış sekiz yaşındaki öğrencilerinden bir grup başlarında

öğretmenleri, tek sıra halinde caddeleri geçerek Aare kıyısına

gidiyorlar. Irmağın öte yakasında bir fabrika bacasından ağır ağır

dumanlar çıkıyor. Zahringen Çeşmesi’nin fıskiyesinden su

kabarcıkları saçılıyor. Kram-gasse’nin saat kulesi çeyreği vuruyor.

manzara dikkati çekiyor. Kochergasse’nin köşesinde iki adam

birbirlerinden ayrılmaya çalışıyorlar ama, sanki bir daha

görüşemeyeceklermiş gibi bunu bir türlü yapamıyorlar. Hoşçakal

deyip aksi yönlerde yürümeye başlıyorlar, sonra hızla birbirlerine

koşup kucaklaşıyorlar. Yakınlarında, orta yaşlı bir kadın çeşmenin

taşına oturmuş sessiz sessiz ağlıyor. Sapsarı elleriyle taşı kavramış,

öyle sıkı sıkı tutuyor ki ellerinden kanlar akıyor. Kadın umutsuzluk

içinde yere bakıyor. Kadının yalnızlığı, diğerlerini bir daha

göremeyeceğine emin olmaktan geliyor. Süveterler giymiş iki

kadın Kramgasse’de kolkola yürüyor, geleceğe boşvermiş bir

rahatlıkla gülüyorlar.

Bu geleceğin olmadığı bir dünya. Bu dünyada zaman, hem

gerçeklikte hem de insan düşüncesinde şimdiki zamanda yok olan

bir çizgi. Bu dünyada kimse gelecek düşü kuramıyor. Geleceği

düşlemek mor ötesi renkleri görmek-‘ ten de zor. Tayfın görünen

kenarından sonra nelerin olabileceğini duyular algılayamıyor.

Geleceği olmayan bir dünyada arkadaşların her ayrılışı ölüm

demek. Geleceği olmayan bir dünyada her yalnızlık bir final.

Geleceği olmayan bir dünyada, bugünün ötesinde hiçlik yatıyor.

İnsanlar bugüne, düşmemek için bir kayadan aşağı asılır gibi

tutunu-yorlar.

Geleceği hayal edemeyen insan eylemlerinin sonuçlarını da

tartamıyor. Bazı insanlar bu nedenle felç olup eylemsizliğe

girmişler. Gün boyu yataktan çıkmıyorlar. Uyanıklar ama

giyinmeye korkuyorlar. Kahve fotoğraflara bakıyorlar. Başkaları

sabah erkenden yataktan çıkıyor, her eylemlerinin hiçliğe

varmasını, hayatlarını planlayamama-larını hiç umursamıyorlar.

Onlar an an yaşıyorlar. Her anları dopdolu. Bazıları da geleceği

geçmişin yerine koyuyor. Her anıyı, yapılan her eylemi, her neden

ve sonucu yeniden ele alıp olayların onları nasıl bu ana, dünyanın

son anına, zaman çizgisinin yokoluşuna getirdiği düşüncesiyle

kendilerinden geçiyorlar.

Dışarda altı masası, bir dizi petunyası olan açık hava kafesinde,

genç bir adam önünde kahve ve pasta oturuyor.

Boş gözlerle caddeyi seyrediyor. Gülen, süveterli iki kadını,

çeşmede oturan orta yaşlı kadını, durmadan vedalaşan iki arkadaşı

doğru geliyor. Ama genç adam masada oturmaya devam ediyor. O

ancak bugünü düşünebilir. Şu anda gökyüzü kararıyor ama

yağmur yok. Kahvesinden bir yudum alıp pastasını yerken

dünyanın sonunun bu kadar kapalı oluşuna hayret ediyor. Hâlâ

yağmur yok. Gazetesine gömülmüş, iyice kararan havada hayatı

boyunca okuyabileceği son cümleyi okumaya çalışıyor. Sonra

yağmur bastırıyor. Adam içeri giriyor. Islak ceketini çıkarıyor,

dünyanın sonunun yağmurla gelişine hayret ediyor. Şefle yemekler

üzerine konuşuyor. Yağmurun dinmesini beklemiyor, çünkü

hayatta hiçbir şeyi beklemiyor. Geleceği olmayan dünyada, her an

dünyanın sonu. Yirmi dakika sonra fırtına bulutları geçiyor,

yağmur diniyor, gökyüzü açılıyor. Genç adam masasına dönüyor,

dünyanın sonunun günlük güneşlik gelişine hayret ediyor.

 

Alan Lightman – Einstein’in Düşleri 

Kitabı indirmek için ‘TIKLAhotfile.com‘ 

http://yarinneolacak.net/wp-content/uploads/2010/12/76005_Wassily_Kandinsky_-_Picture_XVI7_The_Great_Gate_of_Kiev__Stage_set_for_Mussorgsky23s_Pictures_at_a_122_377lo.jpghttp://yarinneolacak.net/wp-content/uploads/2010/12/76005_Wassily_Kandinsky_-_Picture_XVI7_The_Great_Gate_of_Kiev__Stage_set_for_Mussorgsky23s_Pictures_at_a_122_377lo-150x150.jpgS Barış YazıcıOrdan Burdanalan lightman einstain'in düşleri,einstain'in düşleri kitap indir,gelecek
Kramgasse ve Theaterplatz'ın köşesinde, altı mavi masası, şefin penceresinde bir dizi mavi petunyaları olan küçük bir açık hava kafesi vardır. Bu kafeden bütün Bern'i seyreder, sesini dinleyebilirsiniz. Kochargasse ilkokulunun sabah teneffüsüne çıkmış sekiz yaşındaki öğrencilerinden bir grup başlarında öğretmenleri, tek sıra halinde caddeleri geçerek Aare kıyısına gidiyorlar. Irmağın öte yakasında bir fabrika bacasından ağır ağır dumanlar...